Axa Sigorta bölge toplantılarında dijitalleşme vurgusu

Acentelerin ekonomik konjonktüre daha iyi hakim olmasını sağlayarak doğru kararlar almalarını ve sigortacılıktaki yeniliklere ayak uydurmalarını hedefleyen AXA SİGORTA, gündem değerlendirmelerinin yapıldığı ve sektör hakkında güncel bilgilerin paylaşıldığı bölge toplantılarını mart ayında tamamladı. Şirket, bölge toplantılarında yaklaşık 2000 acentesiyle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya ve Trabzon olmak üzere toplamda 7 farklı şehirde buluştu. Toplantılarda, AXA SİGORTA Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan ve İcra Kurulu üyesi Özer Şimşek şirketin 2016 yılında elde ettiği rakamlar ve şirket hedefleriyle ilgili acenteleri bilgilendirdi. Sonrasında ise AXA SİGORTA CEO’su Guillaume Lejeune ünlü ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin’i sahnede ağırladı. AXA SİGORTA CEO’su Guillaume Lejeune ve ekonomi profesörü Emre Alkin, sohbet şeklinde gerçekleştirdikleri oturumda Türkiye ve dünyada ekonomik durum ve sigortacılığın gelişimiyle ilgili değerlendirmelerde bulundular.

‘AYAKLARIMIZ YERE SAĞLAM BASIYOR’
Genel olarak bir sektör değerlendirmesi yapan ve AXA SİGORTA’nın yakaladığı rakamları paylaşan AXA SİGORTA Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan ve İcra Kurulu üyesi Özer Şimşek, sözlerine şöyle başladı: “2016’da sektör 35,5 milyar TL’lik üretimi ile %30’luk bir büyüme kaydetti. Bu bakımdan sektörün iyi bir performans gösterdiğini söyleyebiliriz. Ancak, trafik sigortalarının payını toplamdan çıkarınca büyümenin aslında enflasyon seviyesinde olduğunu görüyoruz.”
Toplam prim üretiminde 3. sırada yer aldıklarını ifade eden Şimşek, “En tepedeki şirketlere baktığımızda, bu şirketlerin üretimlerinin büyük bir bölümünün trafik sigortalarından geldiğini görüyoruz. Son uygulamaları da dikkate alırsak artık trafik sigortası riskli bir alan diyebiliriz. Biz portföyümüzü yayarak dengeli bir üretim yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Şimşek, AXA SİGORTA’nın, çok büyük bir başarı göstererek, 2015 yılındaki zarardan kâra sadece bir yıl içinde geçmeyi başardığını dile getirdi. “Sadece bir yıl içerisinde zararımızı 103 milyon liralık kâra çevirdik. Bu büyük bir başarı, bu kadar yüksek zarar açıklayan şirketler çabuk bir dönüş yapamaz. AXA SİGORTA olarak, özkaynak kârlılığına bakıldığında %11,2 ile enflasyonun oldukça üzerinde bir getiriyi sermayedarımıza sağladık” diyen Şimşek, açılış konuşmasında sözlerini şöyle noktaladı: “Yarınlara çok daha umutla bakan, rezervleri çok daha güçlü ve ayakları yere çok sağlam basan bir AXA SİGORTA var. Global tarafta da AXA Grubu’nun başarıları devam ediyor. AXA Grubu olarak geçtiğimiz yıl 100 milyar euronun üstünde bir üretim gerçekleştirdik. Sermaye büyüklüğü ise 70.6 milyar euroya ulaşmış durumda.”

‘SÜRPRİZLERLE DOLU BİR DÖNEME GİRİYORUZ’
Şimşek’in gerçekleştirdiği açılış konuşmasından sonra AXA SİGORTA CEO’su Guillaume Lejeune ve ekonomi profesörü Emre Alkin’in karşılıklı söyleşi şeklinde yapılan oturumuna geçildi.
Konuşmasına Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu durumu değerlendirerek başlayan Lejeune, “İçinde bulunduğumuz günlerde Türkiye’de büyük ve önemli gelişmelerin yaşandığına tanık oluyoruz. Ben daha çok büyük resme, yani 2016 yılına bakmak istiyorum. 2016 yılında küresel ekonominin bir nebze istikrar kazandığını gördük” dedi. Yıl sonuna doğru FED’in de faiz kararlarının belli olduğunu ve küresel petrol fiyatlarının normalleştiğini belirten Lejeune, “Diğer taraftan İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışı (Brexit) ve Trump’ın ABD Başkanı olarak seçilmesi gündeme geldi. Bu gelişmeler ışığında sürprizlerle dolu bir döneme giriyoruz” diyerek, sözü Alkin’e devretti.
Alkin sözlerine, AXA SİGORTA ile böyle bir etkinlikte buluşmaktan mutluluk duyduğunu aktararak başladı. 21’inci yüzyılda, eski yüzyıllara göre çok daha rahat bir toplum yapısı olduğunu söyleyen Alkin, sosyal medyanın insanları değiştirdiğini, büyük krizlerin bile toplumun gündeminde çok kısa bir dönem kalabildiğini kaydetti. “Bu yıl görüyoruz ki, dünya iktisadi gelişmelerden ziyade politik gelişmelere kafayı takmış durumda” diyen Alkin, ilerleyen dönemde kendini ideolojik olarak sağ tarafta tanımlayan siyasi oluşumların yükselişinin gözlemleneceğini savundu.

DOLAR NE OLACAK?
Sektörü yakından ilgilendiren döviz kurlarındaki seyre de değinen Alkin, “Biz niye dolara kafayı bu kadar taktık? Bunun nedeni doların rezerv para olması, yani dünyanın her noktasında geçerli olan bir para” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya üzerinde 1.4 trilyon dolar var. ABD mevduatının büyüklüğü ise 4.5 trilyon dolar. ABD bankalarının vatandaşlarına verdiği kredi miktarı 7.2 trilyon dolar. Bunun üzerine, Türkiye gibi ülkelerdeki dolar tevdiat hesaplarındaki toplam para ise 45 trilyon dolar. Dünyada dolar cinsinden verilmiş kredinin büyüklüğüyse 151 trilyon dolar. Üstünde türev enstrüman olarak 232 trilyon dolar var. Sabah akşam uğraşsanız bu kadar dolar basamazsınız. 2016-2017’de en çok konuşulan sorunlardan biri dolar. “Dolara ne olacak?” derseniz… Zamanında Bizans altınına ne olduysa dolara da aynısı olacak.”

‘EURO ASLINDA PARA DEĞİL AVRUPA İÇİN  KALDIRAÇTIR’
Avrupa Birliği (AB) ile aramızdaki gümrük anlaşmasının yenilenmesinin gündemde olduğunu belirten Emre Alkin, “Eğer Gümrük Birliği anlaşması yenilenirse, bunun mutlaka Türkiye aleyhine olacağını söyleyebilirim. AB ile Türkiye arasındaki anlaşmaya bakacak olursak, şöyle bir madde görüyoruz: Türkiye tüm maddeleri karşılasa da AB Parlamentosu üyeliği kabul etmediği sürece sadece ‘imtiyazlı üye’ olabiliyoruz. AB bir değerler bütünüdür, golf kulübü gibi bir kabul mekanizması burada hakim olmamalı. AB ve euro, Avrupa’nın en uzun savaşsız dönemini beraberinde getirmiş bir icattır. Euro aslında bir para değil, euro aslında Avrupa için bir kaldıraçtır. Benim bu konuda düşüncem şu yönde: “Bizi almayın, ama kendiniz de parçalanmayın” şeklinde konuştu.
ABD’de ise durumun biraz farklı olduğuna değinen Alkin, “Obama göreve gelmesinden sonra hizmet süresi boyunca yeterince etkili olamadı. Trump’ın Obama’dan farkı ise hitabetinin daha güçlü olması. Trump, daha az ihracat daha fazla ithalat yapacağını söylüyor. Ancak, iktisatta “hiçbir şey almayacağım” gibi bir mantık doğru değil. Sadece ilişkilerin devam etmesi için bile ticaret yapılır. Trump’la başlayan bu korumacılık durumu, Trump’ın gitmesiyle beraber sonlanacak. Bunun Avrupa’ya da yansımaları olacak. Avrupa liderleri seçimlerin şehvetine o kadar kapılmış durumdalar ki, gerçekleri göremiyorlar. Türkiye’de önümüzdeki dönemde ılımlı ve tarafları birleştiren bir yapıya bürünmeli” dedi.

‘TÜRKİYE EKONOMİSİ NE DÜŞEN NE DE YÜKSELEN BİR EKONOMİ’
Enflasyon artışı, Türk Lirası’nın güç kaybetmesi ve bunların sektöre etkisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Alkin, şunları söyledi: “Türkiye ekonomisi ne düşen ne de yükselen bir ekonomi. ‘Sigortacılık neden büyümüyor?’ diye soruyorlar. Türkiye büyümezse sigortacılık da büyüyemez. Sigortacılık ancak Türkiye ekonomisiyle beraber büyüyebilir.
Bunun yanında sigortacılıkta kârsızlık pahasına iş yapılıyor. Siz bir pastayı, ancak bir noktaya kadar bölebilirsiniz. Sektörde acente üzerine acente açılıyor. Bir pazarcı domatesin değerini düşürdüğünde, diğer pazarcılar da düşürmek zorunda kalıyor. İskontoyla bu işin yürümeyeceğini söylüyoruz. Bu gidişat sektör çok zor durumda kalıncaya kadar devam edecektir.”
Alkin, ülkemizde sigortaya olan ilginin artırılması için yapılması gerekenleri de söyledi: “Türk insanı gözüne kestirdiği malı elde edemediği zaman üzülür. Tüketim bizim halkımız için çok önemli bir motivasyondur. Bu nedenle, sigortanın da bir tüketim malı olarak lanse edilmesi gerekiyor. Bu kadar harcamaya meyilli olan bir halkı sigorta almaya kolayca ikna edebilirsiniz. Sigorta ürünlerini çarpıcı, marifetli ve etkileyici bir şekilde sunmak gerekiyor. İskonto yapmakla bu işin yürümeyeceği açık. Sadece kendinizi değil, müşteriyi de eğitmelisiniz. İşinizi büyütmek için organizasyonu büyütmeye değil çözüme odaklanmalısınız. Teknolojiyi rakip olarak görmemeli, sürekli nakit akışı düşünüp fiyat rekabetine çok fazla girmemelisiniz. İnsana, bilgiye, teknolojiye, inovasyona, çevreye ve geleceğe yatırım yaparak, üreterek değer yaratılmalıdır.

‘Acente olsam AXA’yı seçerim’
Alkin, konuşmasının sonunda, AXA SİGORTA ile çalışmanın acenteler için aslında bir şans olduğunu da söyledi. Alkin, “Acentelerin yerinde olsam AXA SİGORTA’yı asla bırakmam. AXA SİGORTA yöneticileri, sigortacılığın dinamiklerini anlayan, işin derinliğinde de konuşabilen insanlar. Acente olarak, AXA SİGORTA’dan taleplerde bulunmalısınız, size yol göstermelerini istemelisiniz. AXA SİGORTA, bilgi birikimiyle, size yeni fırsatları gösterebilir ve piyasadaki değişiklikleri duymanızı sağlayabilir. Bunun yanında dağıtım ve müşteri hizmetleri alanlarında inovasyonla tanışmanız için bulunmaz bir aracı. İş ağınızı değere çevirmeniz ya da nakit akış planlarınızı düzenlemeniz için yanınızda olabilir. Böyle bir ortağı iyi değerlendirmenizi tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

 

http://www.sigortacigazetesi.com.tr/axa-sigorta-bolge-toplantilarinda-dijitallesme-vurgusu/

 

 

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.