Geçen yıla göre kötü geçen aya göre iyiyiz...

TV100'de her sabah Ahu Özyurt'un programında ısrarla tekrar ettiğim bir durum var: Geçen yıl herkesin yaka silktiği bir yıldı, "çabucak geçsin" dedik sürekli ama gelen gideni arattı. Pandemi sebebiyle bu yılın ilk yarısında performans geçen yılın aynı döneminden daha kötü olacak. Ancak, her geçen ay bir önceki aya göre daha olumlu rakamlar açıklandıkça moralimiz yerine gelecek.


TV100'de her sabah Ahu Özyurt'un programında ısrarla tekrar ettiğim bir durum var: Geçen yıl herkesin yaka silktiği bir yıldı, "çabucak geçsin" dedik sürekli ama gelen gideni arattı. Pandemi sebebiyle bu yılın ilk yarısında performans geçen yılın aynı döneminden daha kötü olacak. Ancak, her geçen ay bir önceki aya göre daha olumlu rakamlar açıklandıkça moralimiz yerine gelecek.

Tam 1 Haziran sabahı paylaştığım yazıdan bir alıntı yapacağım:

"...Herkes ikinci çeyrek zor olacak diyor ama ben katılmıyorum. Çünkü zaten ikinci çeyreğin içindeyiz ve zorlanıyoruz. Ancak şu an yaşadığımız ve rakamları gecikmeli olarak açıklanacak bir döneme bakmak yerine henüz yaşanmamış bir döneme bakmak daha doğru. Yaşanmış olanı değiştiremiyoruz ama yaşanmamış için hala fırsat var.

Dolayısıyla işimizin en zor olacağı dönem dördüncü çeyrek olacak. Çünkü geçen yılın dördüncü çeyreği oldukça yüksek bir büyüme rakamına sahne olmuştu. Bu yüksek rakamın üzerine ivmelenmek kolay değil. Ancak % 3-4 civarında bir büyüme gerçekleşirse şunu rahatlıkla söyleyebilirim: 2020 için sıfırın çok az altında ve üstünde bir büyüme gerçekleştirebiliriz. Kayıp yıl derken kastım da buydu..."

"Merkez Bankası beklenti anketi de fena değil..."

Evet dostlar, şimdi temmuz ayındayız yani 3. Çeyreğin içindeyiz. Eğer bu pazartesi açıklandığı gibi sanayi rakamları, ciro endeksleri ve perakende satış endeksleri her ay bir öncekine göre daha yüksek seyrederse, yılın sonunda büyüme rakamı %1 daralma ile %0.5 büyüme arasında çıkabilir. Pazartesi açıklanan Merkez Bankası beklenti anketinin de büyüme konusunda bu şekilde müjde veren bir görünümde olduğunu söyleyebilirim. OECD, IMF ve Dünya Bankası raporlarındaki öngörülerin "ölçüsüz abartılı" olduğunun altını daha önceki yazılarımda çizmiştim. Bu saptamam doğru çıkacak gibi gözüküyor.

Ankete göre döneyim tekrar: Enflasyon beklentileri maalesef "tek haneli" seviyede değil. Tekrar yükselmiş. Son iki TÜFE açıklamasına bakarsak bu sonuç doğal. Yine de 12 ay sonrası için ankete katılanlar tek hane beklentisini korumuşlar.

Ankette cari açık beklentisi diğer beklentilere göre düşmüş gibi gözüküyor. Dün açıklanan cari açık rakamı da bu beklentiyi doğrular nitelikte oldu.

Özetle, panik yapacak bir durum olmadığı gibi, ekonomik aktivitede bir toparlanma var. Ayasofya Meselesi, Libya, Doğu Akdeniz, Suriye, İç Siyaset vs. gibi konular olmasa toparlanmanın istikrarı konusunda daha kesin konuşabilirdim ama bu şartlar altında pek mümkün değil.

 

 

https://www.dunya.com/kose-yazisi/gecen-yila-gore-kotu-gecen-aya-gore-iyiyiz/475157

 

 


Emre Alkin

YORUMLAR

Yorum yapabilmeniz için üye olmalısınız.
Eğer üye iseniz üyelik girişi yapmak için tıklayın.
Yeni üye olmak için lütfen tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış.